Bu kitapta, demokrasinin İslamın vicdanında ve ruhunda bulunduğu; İslamın, toplumsal bir özgürlük sistemi, eşitlik ve tüm insanlar için kardeşliği sağlayan ideal bir hayat sistemi olduğu; az sayıda insanın, toplumun geri kalanını daha iyi kontrol etmek için serveti ve özgürlükleri kendi aralarında paylaştıkları bir sistem olmadığı gösterilmiştir. Kitaptaki çeşitli bölümlerde, İslamın, insanların, en azından toplumsal politikaları ilgilendiren tartışmalara müdahil olma hakkının var olduğu ve sıradan insanların yöneticileri ile vekilleri üzerinde kontrol sahibi olabilecekleri bir siyasi iklim oluşturmak için İslami ideallere yaklaşılabilecek bir yönetim sistemi olduğu gösterilmiştir. Kitapta şu açıkça ortaya konmuştur ki İslam sadece bir din değil, aynı zamanda manevi ve dünyevi işleri birleştiren tam bir kurallar bütünüdür. Sadece bireyin Allah’la ilişkisini değil, aynı zamanda insanoğlunun her türlü ilişkisini ve işlerini düzenlemeyi amaçlamaktadır. İslam ve onun felsefesine dair görünür hâle gelen bir başka temel husus da İslam Hukuku ile insan aklı arasındaki kesin ilişkidir.
Richard Rorty, pragmatizmin hem en meşhur hem de en ilgi uyandıran, günümüz savunucusudur. Rorty, iyi tasarlanmış pragmatizmin, kendisinin “otorite karşıtı” toplum olarak tanımladığı, sorumluluğun sadece vatandaşın kendisinde olduğu bir topluma geçişte yardımcı olabileceğini umut eder. Bu kitap, pragmatizmle politik liberalizm arasındaki ilişkiyi inceler; liberalizmin bir şekli, vatandaşların çalışmalarını ve amaçlarını özgürce sürdürebildikleri bir anayasal yapılanmayı sağlamak yerine gerçeklik ve değer tartışmasını bir kenara bırakır ve arayış hâlini devam ettirir. Bu, güçlü şairler ve liberal ironistler tarafından Rorty’nin ideal liberal ütopyasına oturtulmuş eleştirel bir düşünceyi sunmaktadır.
“Cole’un Orta Doğu hakkındaki bilgisinin derinliği ve genişliği onu, bölgenin politikaları konusunda en ileri görüştü araştırmacı kılmıştır. Onun iç görüsü gerçeği arayan herkes için çok değerlidir.” Markos Moulitsas




